13 Ağustos 2009 Perşembe
bir sabah uyku tutmadığında...gözlem-1
sabahın en uykuya yenik düşen vaktinde eski bir üç katlı betonarme binanın kapısı ağır mtal bir sesle usul usul açıldı. o saatte uyumamayı başaran gözler,kapıdan önce seyyar bir tezgahın pata küte çıktığını gördüler. ardından da beli bükülmüş beyaz suratlı, beyaz elli, açık renk kıyafetli bir yaşlı adamın... adam tezgahı kapının önündeki sokak seviyesiyle bir eski kaldırıma güç bela sürükledikten sonra, tekrar binaya girip zorla taşıdığı çok belli olan siyah büyük pazar poşetini çıkardı. poşetin içinden küçük şeffaf poşetçiklere doldurulmuş bayatlamaya yüz tutmuş olduğu muhtemel karışık şekerler, birbirine yapışmış bonbonlar, kuş lokumları, gofretler çıkardı. hergün aynı eylemi yapmanın verdiği aşinalıkla poşetçikleri tezgahın üzerine teker teker,büyük bir sabırla dizdi.poşeti dikkatlice katladı ve iyice erimiş kemiklerinden dolayı üzerinde neredeyse şalvar gibi duran krem rengi pantolonunun cebine yerleştirdi. tüm bunları dikkatlice izleyen gözler bundan sonra yaşlı adamın dudaklarında hafifçe mırıldandığı güne başlama duasını görür gibi oldular. sakalını sıvazlayıp, takkesinin düzgün yerleştiğine emin olduktan sonra, yaşlı amca tekerlekli tezgahını eski parke taşlı sessiz sokakta yürütmeye koyuldu. bu haliyle hem uykunun baskın ve sessiz hükümranlığını tanımış hem de tanıdığı bu gücü buruşuk ellerinin tersiyle yıllar evvel itmiş gibiydi...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder