ayağım kumdayken, ağzıma bir koca ağız dolusu tuzlu ve muhtemelen idrarlı deniz suyu kaçırdım. o kadar su kaçtı gitti mideme. midem derişik tuzlu çözeltiden yandı. gözlerim de yandı. kollarım ve bacaklarımı güneşin vurucu ve arsız etkisinden uzak tutmak için bulduğum ufak şemsiye gölgelerine sığındım. benim çin çakması beyazdan dönük solgun renkli tenim mutlu tatil sularını, şımarık ağustos güneşini sevemedi, yadırgadı. kırmızıya dönerek yanıt verdi bana "başbelası gudubet kadın! nereden çıktı tatil? git o karbonmonoksit kokulu şehrine ve de yaşa her kaeamizah filmini tekrar tekrar. beni yakarak, rengimi değiştirerek yepyeni bir sayfa falan mı açaağını sandın? gafil misin acaba? vre sen gafil misinnn? o uzun uçuşan elbise de ne öyle üzerindeki? bana yüzde yüz pamulu iddiasız hafif tshirtlerini geri ver ve düzenimi bozmaktan da biran evvel vazgeç... çık şu sudan. ölmek üzeresin! titriyorsun ayrıca. sabahın bu saatinde tek başına yüzerek tüm denizlerin sahibi olacağını sanıyorsun. hayır gafil hayır.. tüm denizler kapıldı, tüm sulara girildi. sen başkalarının sularında yüzmektesin... "
çok bakmadım çevreye ben. çok aramadım, arasam bulurdum muhakkak o suların da ucunu, aramadım. koluma dilimi dokundurdum taş bir iskelenin ucunda, tuzlu mu tuzlu, yapışkan bir de. tütsülenmiş et gibiydi. çok uzaklarda ışıklar görünüyordu, hay allah! burası dünyanın sonu değilmiş! neye dönücem sırtımı ben o halde: arkamda disko, yanımda disko, tepemde uçaklar, önümde ışıklar...sırtımı tüm bunlara nasıl dönerim dedim, yüzüstü kuma mı yatsam yani? ama kumun altında çürümüş bedenlere giden el yapımı yollar da var. KORKUNÇ! SIRTIMI DÖNECEĞİM YER ÇOK AMA DÖNÜNCE SIRITACAK MANZARA YOK!
kalktım ve çıktım. bitirdim az evvel o tatili. ne tatili! tatil benim neyime...sırtıma...bir de hastalanmış rengi bozuk tenime.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder